31 Aralık 2007 Pazartesi

Tebessüm


Bu gün yine gülümsemek istedim hayata ve çevreme. İçimde bir üzüntü, parçalanan bir kederle gülümsedim yinede. Acı bir tebessümdü benimkisi. İçimden "hayata gülümsemek bu olmalı" diyordum. Yüzümdeki hafif gülümseme mutlu bir hava veriyordu çevreye. Ya içime?
Bazen içimizde bir çocuk ağlar. Hiç belli etmeyiz etrafımıza bir gülümseme atarız en büyük oyunculuğumuzla. Acı bir tebessüm. Gözlerimizi parlatır, yanaklarımızı biraz kaydırır hafifçe gülümseriz. Bazen o kadar iyi rol yaparız ki kendimiz bile inanırız. Ta ki içimizdeki ağlama sesini tekrar duyana kadar. Üzgünüm bu gün nedenler çok sıralayamam, derdimi kimseye de anlatamam. Bir sözüm vardı sevdiğime; gülümseyecektim her seferinde. Yine en iyi rolümü takıldım ve gülümsedim çevreme. Ben gerçekten hayata gülümsüyor muydum? Çevreme evet ama hayatım sadece çevremden ibaret miydi? İçime gülümseyemiyordum. Bu bir oyundu sanki mutluluk oyunu. Hani mutlu birini oynamanız gerekir ve oynarsınız. İşte öyle bir oyun çok kolay değildir oyuncunun rolü. Bir de hayat gerçek olunca içinde acılar her an onun açığını yakalayacak bir eleştirmen gibi onu gözlüyorsa zordur acı tebessümler. En zoru da belki oyunun bitimde seyircilere yani çevrene en büyük gülümsemeyi atmaktır. Son tebessümünü atarsın en şirinliğinle gün bitmiş kendinle baş başa kalmışsındır. İşte oyuncumuzun zor oyunu hayat oyunu başlar. Kendinizle baş başa kalırsınız. İçinizdeki acı bu oyunu asla kabul etmez. Ben düşünürüm acılarımı ve hayallerimi içinden küçük bir gülümseme ararım. Belki kendi aptallığıma gülerim; sahte sahte. Belki sevimli bir güzelliğe. Hayat bu ya oyun içinde oyun gülümsemelerin derinliğinde daha büyük gülümseme yada acı bir tebessüm.
Bir oyuncu değilim belki ama mutluluk oyunu ve tebessüm oyunu en büyük oyunumdur. Gülümserim en sevimli halimle belki de içimde bir tebessüm bulmama yardım eder bu oyun. Bazen o kadar kaptırırı ki ben bile inanırım ta ki yalnız kalana kadar. Hep sorarım ya acı tebessüm atmasam asık suratla gezsem ne olur. Hayata gülümsemez miyim o zaman? Belki hayata gülümsemiyorum, belki sadece kendimi kandırıyorum ama her seferinde her gülümsememde acı biraz daha azalıyor. Bazen yerini tatlı bir gülümsemeye bırakıyor. Hayatın güzelliklerine kendinizi kaptırınca acı tebessüm olmaktan çıkıyor. Bir çiçeğin güzelliği yada bir bebeğin sevimliliği benim için gülümseme her şey. Hayata ya da çevreme belki de sadece kendime. Oyun bu ve senaryonun bir kısmını da olsa ben yazıyorum..
Benim oyunum bu. Benim çevrem benim sahnem. Kandırmadan inciltmeden hep “ben iyiyim” diyerek. Acı bir tebessüm atarak belki de tatlı bir gülümseme hepsinde bir duygu bir gülümseme isteği. Her seferinde…
: )

0 yorum: