8 Kasım 2007 Perşembe

Hıçkırık

Bak gözlerimi kapatıyorum. Her şeyden vazgeçtim. Ruhum en savunmasız halinde. Hadi gelin istediğinizi alabilirsiniz. Ya sen kötülük neredesin bak en büyük isteğin en savunmasız halinde!
Garip bir dünyadayım sanki. Her şey çok değişik. Karanlık bambaşka bir karanlık… Gözlerimi kapadığımda karşıma çıkan karalık artık yok. Beni içine çeken ama ne bir korku ne bir soğukluk hissettiren bir karanlık var. Eski karanlığımı bile özledim. Gözlerimi kapardım. Bomboş bedenimden uzaklaşır hayallere dalardım. Kim yıktı hayallerini yada ne? Bilsem keşke. Her şey farklı her şey değişik. Aynı olan tek şey ruhum. Ruhum en savunmasız halinde. Hiç dondurucu soğuk çıplak bedeninize binlerce iğne batarcasına acı verdi mi? Ben yaşadım ama şimdi ruhumu kendine çeken karanlıkta ne bir soğukluk ne bir acı ne bir gözyaşı sanırım kup kuru bir yere gidiyorum. Ruhum titremiyor bedenimse hissetmiyor. Kendi anlamsızlığımda boğulacağım hiç aklıma gelmezdi. Gözlerimi kapatıyorum hayallere dalmak istiyorum ama yine aynı anlamsızlık beni çekiyor. Aşık mı olmam gerekiyor. Aşk gel hadi bak kalbim en savunmasız halinde. Herkese aşık olabilirim. Gülümsemeyen birine bile. Umutsuzluğum beni mi yıkıyor yoksa ruhum beni terk mi ediyor? Bilmiyorum ama ruhum bezmiş bedenim sessiz. En çok korktuğum şeydi;Kendime “bilmiyorum” demek. Ama bilmiyorum gerçekten bilmiyorum. Yılların yorgunluğu mu yoksa etrafımdaki sevgisizlik mi? Yoksa başka bir şey mi? Her denklemi çözerdim bu ruh benimdi. Yoksa artık benim değil mi birinde takılıp kaldı mı ruhum. Kimdeysen gel hadi bedenim gittikçe üşüyor sana ihtiyacı var. Ben yalvarıyor muyum? Bu olamaz hayatta bir kişiye yalvarmıştım sadece. Ellerim ne yazıyor yüreğim neden titriyor. Aldığım nefes gittikçe anlamsızlaşıyor. Masal aleminden çıkıp gerçek dünyaya geçen bir kahraman gibi. Canavarların olmadığı sadece insanların olduğu bir dünyaya çıkan cesur bir kahraman. Ne alev saçan canavarlar ne buz kesen yaratıklar. Her şey gözler önünde. İnsanlar sadece insanlar var. Ne kadar masum dimi. Bir sevgiliyi kıskanmak kadar masum mu sizce? Masal şövalyesine ne oldu sizce. Bu dünyada ne kadar cesur olabilir. Hangimiz hayalimizdeki ruhumuzu bu dünyaya bırakabiliriz. Ben dünyanın en büyük aptalı bunu yaptım. Kahraman gittikçe büyür güçlenir sandım. Büyüdü güçlendi. Ama içindeki çocuk o büyüyen ruhta küçük bir nokta gibi kaldı. Ağladı sesi duyulmadı. Kibritçi kızın son kibriti gibi o da son gözyaşlarını döküyor. Hayallerimde ve gerçek dünyada benden en çok korkan kara şövalye zırhına saklanmış kötülük gel bak buradayım ruhum koca bir devin çökmüş halinden farksız. İçimdeki çocuk ağlıyor duymuyor ruhum hissetmiyor bedenim. Ellerimi gözlerime atıyorum kup kuru bir nem bile gelmiyor artık. Hani ben ağlıyordum. Ağlamak Allah vergisi ya gerçekten gülümsemek. Gerçek sıcak bir gülümseme o e saf halinizin içinizdeki küçük çocuğun gülümsemesi onu sakın kaybetmeyin. Ruhunuz büyümesin hep küçük kalsın ama o hep sizin olsun.
Sizce bu hikaye nasıl bitecek. İçimdeki çocuk son hıçkırıklarında dev korkusuz ruhum onu duymuyor. O artık benim mi sizce?

0 yorum: