12 Ekim 2007 Cuma

Milli takım ve futbol Medyası

Son günlerde bir medya eleştirisidir gidiyor. Medya nedir ne değildir, ne yapmalıdır bir yana artık; “medya terbiyesiz mi?” sorusu ortaya çıktı. Aslında ekranlara, gazetelerin spor sayfalarını açtığımızda karşımıza çıkan köşe yazarlarına, internette yazan spor yazarlarına baktığımızda medyamızın profilini görebiliriz. Gündemde olanı konuşmak medyamızın birinci görevi gibi. Gündem yaratmaz sözcüğü ise birinin hatasını bulmak anlamında kullanılıyor maalesef. Şimdi Suni gündemimizin oluştuğu Malta Maçından başlamak istiyorum
Türkiye Malta maçında 2 puan kaybetmiş ama ezilmemiş maç sonrası ise Başta teknik direktör Fatih Terim olmak üzere milli takım eleştirilerin hedefi hanine geldi. Kadro seçiminden maç kadrosuna, Fatih Terim’den Emre’ye kadar çeşitli eleştiriler yapıldı. Bazıları eleştirilerinde kullandıkları kelimeleri de bu sıcak ortamın içinde kaynar diye özenle seçmekten uzaktı. Dünyanın her yerinde Milli takım teknik direktörüne saygı duyulur ve hataları bu saygı çerçevesinde eleştirilir. Milli takım kendinden çok daha güçsüz bir takım olan Malta ile berabere kalmıştı. Akabinde Macaristan maçı vardı. Milli takım aldığı cezadan sonra ilk defa seyircisi ile buluşacaktı. Peki maç öncesi yazılanlar maç kritikleri, kadronun nasıl seçilmesi gerektiği, kullanmamız gereken taktik, saha şartları gibi maç için önemli kriterler miydi? Sanırım bunu yazan birkaç yazar ya vardı ya yoktu. Biz suni gündemlere o kadar takarız ki asıl gündemde olması gereken şeyleri unuturuz maalesef. Gündemde olması gereken maçın analizi ve neler yapılması gerektiğiydi. Zira maç oldukça zor geçti. Gera’nın kırmızı kartla yanlış bir hakem yorumu sonucu atılması maçın kaderini belirledi. O olay olmasa milli takım kazanabilir miydi? Bence kazanabilirdi ama takımda ciddi bir kargaşa olduğu açıkça görülüyordu. Maç sonrası en çok üstüne düşülen konu bu haksız kırmızı karttı. Yıllarca hakem hatalarından en çok çeken ülke sanırım bizidir. Bunu unutup hakem yardımı ile kazandık gibi kelimelerle kendimizi biraz daha suni gündem içinde tuttuk. Son birkaç yıla bakalım; daha birkaç ay önce Portekiz Arnavutluk maçında 1 puanı zor kurtardı. İngiltere Makendonya ile zar zor 0-0 berabere kaldı. Yine Portekiz sahasında Polonya’ya puan kaptırdı. Bunun örnekleri sayfalarca verilebilir. Eleştiri yapılır olması gerekenler söylenir ve sonraki maç için kritikler yapılır. Bu olması gerekendir. Bizde sürpriz beraberlik sonrası gündeme gelen ise Terim in maaşı, hatları ve birkaç oyuncumuza yapılan ismen eleştiri boyutunu aşan yazılar. Terim İn Servet i oynatması eleştirildi. Servet i Milli takıma alan kimdi? Önce Raşit Çetiner Ümit Milli akım a aldı ardından. konfederasyon kupasında oynadı. Yine Ersun Yanal Milli takım kadrosuna aldı. Tüm bu süreçte Servet seçimi en çok eleştirilen kişi Fatih Terim oldu. Servet eskiden daha mı iyiydi ben pek sanmıyorum. Servet daha önce daha kritik hatalar da yaptı. Gerek Fenerbahçe’de gerekse milli takımda. Emre’nin şu an fizik olarak görünümü çok iyi değil. Futboluda beğenilmeyebilir ama kişisel eleştiriler Milli takım çatısı altında olan bir oyuncu için acımasızca yapılmamalıdır. Emre konusunda bir kaç şey eklemek istiyorum. Emre yi Emre yapan onun sahadaki mücadelesiydi. Emre son Malta maçında topa vururken ayağını zor kaldıran bir yapıdaydı. Newcastle takımında aylardır forma giyemiyor. Nuri Şahin gibi forma giyen ve son maçlarda iyi olan bir oyuncunun yedekten girmesi bile düşünülmezken Emre’nin 11 de çıkması biraz yadırgandı. Bu gayet doğaldır. Bende yadırgadım zira oynadığımız takımların ikisi de üst düzey ekipler değildi.Şu konuya da değineyim emre sakatken Milli takımla İtalya maçına çıktı bu taktir edilesi bir durumdur ve Emre nin milli duyguları ve milli takıma olan aşkı çok büyüktür. Elemeleri geçme konusunda hala iddialıyız ve bu da unutulmasın. Eleştiriler yapıcı olsun lütfen

Medyamızın eksikleri, Türk futboluna etkileri çok geniş ve ayrıca ele alınacak bir konu. Bunu bir sonraki yazımda ele almak istiyorum. Umarım bu tür kargaşalar tekrar yaşanmaz ve kaybeden Türk futbolu olmaz

Hiç yorum yok: