Bir bebeğim vardı. Onu çok sevmiştim sevgimle büyütmek istedim. Büyüdü, konuştu, yürüdü… Keşke ilk adımı atmasaydı kalbimi, sevgimi, inançlarımı yıkmasaydı.
İlk defa bir bebeğim oluyordu şaşkındım, ne yapacağımı bilmeden ona bakıyordum. Onu nazikte tutamıyordum. İnciltirim diye çok korkuyordum. Sonra sevgiyle baktım ona. Ben bir çiçek de büyütmemiştim ki bir bebeği kırmadan nasıl büyütebilirdim. Ben hep korkardım çiçekleri inciltmekten onun için dokunamazdım onlara. Ama bu farklıydı. Bebeğim vardı artık. Her çiçeğin güzelliğinde bir şeyler alması gerektiğine inandığım bir parçam vardı artık. Kucağımda bana bakıyordu o kadar masum o kadar tatlıydı ki. Bir duygu sardı içimi çok farklı bir duygu. Onun kokusu ile birleşen bir sevgi her yerimi sarıyordu. Her gün düşündüm her gün araştırdım bebeğimi kırmadan ağlatmadan büyütmek için. Ama yinede onu ağlattım. O ağlayınca kendime kızdım. Nasıl ağlatabilirdim ben bebeğimi. Onun ağlamaması lazımdı. O hep gülecekti. Nasıl muhteşem bir gülüşü var anlatamam. O güldükçe bende gülüyordum. Asık suratım bir çocuk gibi gülmeye başlamıştı. Bu bebek çok şey katmıştı hayatıma. Kokusu bir harikaydı. Bana yaşadığımı hissettiriyordu. Bebeğimle konuşuyordum; “sen gerçek misin?” diye soruyordum ona. O bana öyle bir gülüyordu ki; sanki “bak gerçeğim istersen aynaya bak” der gibiydi. Aynaya bakıyordum da gerçekten yüzüm gülüyordu. Ona daha sıkı sarıldım. her şeyimdi o benim. Her şeyi öğrendim bebeğim için hiç yapmadığım şeyleri yaptım. Resmini çizdim, şarkılar söyledim. Bebeğim gittikçe büyüyordu. Bundan hiç korkmadım. O büyüyecek bende onun büyüdüğünü izleyecektim. İlk konuşmaya başladığı an sevgi sözcükleri söylemişti. O kadar çok mutlu olmuştum ki. Artık kulaklarım hiç bir sesten korkmuyordu. Benimde arkamda bırakacağım muhteşem bir varlık olacak hep onunla olacağım diyordum. Ben o mutluluk çemberine öyle dalmıştım ki etrafımdaki herkesi unutuyordum. Sanırım ben birkaç kişiye aynı anda çok fazla sevgi veremiyordum. Sevgimi sadece bebeğime verdim her anım onuna geçiyordu. O uyurken bile onu izliyordum öyle tatlı öyle bebek uyuyordu ki.
Bazen görmemek için gözlerinizi kapatmanız gerekmez. bir şeye öyle sıkı bağlanırsınız ki onun götürdüklerini görmezsiniz bile. Bebeğimin yanında hiç mi ağlamadım? Ağladım tabii ki. Hele onun ağladı zamanlar bazen bende güçlü olamadım ağladım. Ama bebeğimi hep mutlu etmeye çalıştım. Ben onu mutlu etmeye yeterim dedim. İlk defa kendime böyle güvendim. Ne olursa olsun ben ona yeteceğim o beni hep sevecek, ben onu hep seveceğim. Bir gün bebeğim adım atmaya başladı. Bebeğim yürüyordu kendi ayakları üzerinde. Bana ellerini açıp küçük adımları ile yürümeye başlamıştı. Çok sevinmiştim bebeğim yürümeye başlamıştı. Nerden bilebilirdim ki bu benim sonsuz dediğim sevgi için bir tehlikeydi. Adımlarını dikkatsiz atıyordu ve düşüyordu ondan çok benim canım yanıyordu ama bebeğim bunu anlamıyordu. Bebeğimi o kadar çok seviyordum ki o kadar çok üzerine titriyordum ki onu sıktığımın farkına varamadım. Konuşmaya başladığında bana asla ayrılmayacağımızı söylemişti. En güzeli de beni ne kadar çok sevdiğini söylemesiydi. Sürekli sevdiğini söylüyordu. Beni hiç bırakma diyordu. Onun gibi bir can bırakılır mı? Siz gerçek sevgiyi bulsanız bırakır mısınız? Hayatta gerçek bir sevgiden daha değerli ne var ki? Ben daha değerlisini görmedim. Benim için bu çok değerliydi onun saf sözlerine hep inandım. O bana güveniyordu bende ona güvendim. Bir gün bebeğim sağlam adımlarla yürümeye başladı. Hayatımın en kötü günüydü bu. Yürüdü, yürüdü, yürüdü… Sonra arkasına bile bakmadan: “ben gidiyorum” dedi. Gözlerimden en acı yaşlar aktı kendime hakim olamadım. Neden bebeğim neden diye sordum. E bir cevap verdi nede o küçük adımlarını atarken arkasına baktı. Oysa ben onun en değerli varlığıydım beni çok seviyordu neden son bir sorma cevap vermiyordu. “Bebeğim gitme” dedim. Belki sesimi bile duymadı. Hıçkırıklarımın arasından çıkan umutsuz kısık bir sesti bu. Gittikçe uzaklaşıyordu. Gözlerimi kapadım. O uzaklaştıkça ben eriyordum sanki. Kendime “nerde verdiği sözler neden gitti?” diye sormadım hiç. Tek sorduğum sevgi nerde olmuştu. Sevgi yoktu artık bebeğimde yoktu. Kalbim gittikçe üşüyordu. Günler geçtikçe yaşlar sıcaklığı beni terk etmeye başladı. Her gün dualar ettim. Tıpkı bebeğim kucağımdayken ettiğim dualar gibi. Ona hiç bir şey olmasın, o çok küçük bu hayatta canı yanar lütfen ona bir şey olmasın diye dualar ettim. Yaşlar içinde cansız kaldım.
Sizin hiç bebeğiniz oldu mu? Olmasını isterdim o kadar güzel ki. Ne olursa olsun bu çok güzel. Sonunda sevgi nerede diye sormak da olsa bu çok güzel. Sahi sevgi nerede?
13 Ekim 2007 Cumartesi
Bebek
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder